11.09.2010

Yakışıksızdır tüm vedalar

Hayata meydan okumaya gelmiyor. Biraz diklenip başını kaldırdığında… Burnunu sürtüveriyor insanın. Ben miydim, “Bir ömür yalnız yaşayabilirim” diyen. “Kimsesizliği seviyorum biraz da olsa” demeye getiren ben miydim? O saatten bu saate derken, kısacık zaman diliminden bir bayram gününe çok şey değişti.

Renklipamuklar gitti mesela. Başka adrese taşındı.

Bayram öncesinde ofise kapattım kendimi. Bir günde, üç günün işini bitirdim neredeyse. Tatil rehavetine kapılan çoğunluk mesaj bombardımanım karşısında delirdiğimi düşünmüş olmalı.

Giderken “Çarşamba günü uğrarım” demişti renklipamuklar. “Kalan eşyalarımı da alırım”. Derdim, evde olmamaktı. Ayrılık anlarını hiç sevmem. “Merhaba”lar iyidir hoştur da söz “Hoşça kal”lara gelince… Sanki yakışmaz hiçbir yere, zamana.

“Bu veda yakışmadı bu aşka…” yazmıştım sevgilime bir defasında. Şimdi olsa… Yanıtsız bırakırım terk edişini.

Bayramın ilk günü uğradı renklipamuklar. O giderken ardından bakmadım. “Bir odan var, biliyorsun” dedi yine.

Biliyorum, bir odam var renklipamuklar’ın yeni evinde ve yüreğinin eskilerinde. En eskilerinde… 10 yılı aşkın bir sürede birlikte büyüdük biz. Ayrı zamanlarda aşık olduk, ayrı zamanlarda acılarımızı çektik. Ancak birbirimizin ayrı acıları ile aynı anda evrildik. Bir ağacın altında, renkli ampullerin ışığında fısır fısırdı hayallerimiz. Dileklerimize sırt çeviren gül ağaçlarına birlikte bağladık çaputları. Birimizin küstüğü dileği diğerimiz tuttu, iki kişilik tuttu; bırakmadı… Konuşacak kimsemiz olmadığında, susacak kimsemiz de olmadığında ince bellide bir bardak çay; bir fincanda papatya, ıhlamurdu konuşulanlar ve karanlığa gömülenler.

Dostluk böyle bir şeydir. Yeni evinde ve yüreğinin eskilerinde bir odanın olduğunu ve daima olacağını bilmektir, dostluk.

İsimlerini gizlediğim onca erkek var hayatımda. “O”dur onlar. Hiçbirinin adı geçmemiştir Beyaz Tuval’de. Hiçbiri Beyaz Tuval’e yazılacak kadar sevilmemiştir çünkü. Sevmeyi bilemediğimden ya da adam gibi sevmeyi ellerine yüzlerine bulaştırdıklarından onlar.
Birer gölge olurlar… “Çok güzelsin” der biri. “Seni özledim” der bir diğeri. Dünyayı ayaklarımın altına serdi serecektir bir başkası.

Sarılmak isterim birine. Başımı omzuna yaslayıp ağlamak isterim. “En yakın arkadaşım gitti” demek isterim. “Onun için yeni ve mutlu bir sayfa, evet ama üzülüyorum. Elimde değil” demek isterim.

Hepsini toplarım, bir renklipamuklar etmezler.

Hiç yorum yok: