9.04.2009

Çöpten olsa da severim masalları…

Ihlamur her derde deva mıdır? Olsa da olmasa da kendimi anafora kapılmış hissettiğimde küçük sarı poşeti atarım fincanın içine. Suyun kettle’da kaynaması birkaç dakika, yaklaşık beş dakika sonra derdime derman olmayacağını bilsem de ıhlamurumu yudumluyor olurum.

Bir tarafta bilgisayarım açık, diğer tarafta TV kanallarının birinden diğerine geçerken… O müthiş filmle karşılaştım. Elbette, Notthing Hill. Defalarca izlemiştim, bir kez daha izledim. Defalarca duymuştum, bir kez daha duydum Julia Roberts’ın ağzından dökülenleri:

“Sonsuza kadar...”

Dedim ya anafora kapılmış gibiyim diye… Bir ara derli toplu biri olmayı az buçuk başarmıştım; şimdilerde yine bitpazarına döndü etraf. Bana ait her şey çalışma masamın üzerine toplanmış. Kitaplarım, defterlerim, ajandam, el kremlerim, ıhlamur fincanım, vanilyalı bisküvi, mum, taç, bir kutu B12, bilgisayarın pili… Hatta Ponçik bile masamın üzerinde.

Geçen gün yeni bir kitap aldım. Adını sevdim, kapağını sevdim öyle aldım. ‘Berci Kristin Çöp Masalları’. Belki de çöpten olsa bile masalları sevdiğimdendi.

3 yorum:

SeV@L dedi ki...

Dağınıksın Ihlamur, o nasıl bir masa öyle. :)Ihlamur her derde deva mıdır? Bilemem. Ama bana deva bir "Ihlamur" var. Sen...

Annem bahçeye ıhlamur ağacı dikmiş. Bakarsın bir gün toplar gönderirim sana çiçeklerini. Derdine deva olsun diye. :)

Yeni mekanın hayırlı olsun tekrar. Alışmak zor olur biraz yeni mekana ama insanoğlu herşeye alışıyor. Savaşlara, ölüme, doğuma, başka bir şehre, kötü yönetilmeye, ezilmeye, aşka, aşksızlığa, kalabalığa, yalnızlığa... Böyle sıralayınca kötü birşeymiş gibi geldi alışkanlık. :)

Nothing Hill'e bende rast geldim dün akşam ama izlemedim. İyi bir izleyici değilim çabuk sıkılıyorum. Kitaplara sardım şu sıralar gözlerim isyanlarda. Tikli gibi seğirip duruyor gözüm yine. :)

Bir kaç gün ara verdim. Hafta sonu Emel bize gelecek. Beraber kardeşinin nişanı için ona kıyafet bakacağız. Bana bir kitap almış o elime geçene kadar gözlerimi dinlendireceğim. Bahsettiğin kitabı da merak ettim şimdi. :)

Ve... Bahar. Akasyalar çiçek açar yakında. İlk açan akasyaları gördüğümde hemen Emel'e bir mesaj gönderirim. "Akasyalar çiçek açmış. :)" diye. İnsan ister istemez mutlu oluyor bu mevsimde. Sabah kapıdan çıkınca ilk gördüğüm, bembeyaz çiçeklenmiş bir kara erik ağacı. Nasıl mutlu olmasın insan o güzellik karşısında.

Güzel bir bahar, güzel bir yaz geçirelim hepimiz.

Sevgiler. :)

Journey to Orient dedi ki...

:) hoş geldin, yeniden...

Dolphinblue dedi ki...

tuvalim hoşgeldin :)