23.04.2009

Sorgusuz sualsiz mutluyduk

Kar yağardı, torbadan kızak yapar yokuş aşağı bırakırdık kendimizi. Kaymaktan çok yuvarlanırdık.
Çocuktuk.

Apartmanlarla dolmamıştı sokaklarımız. Çitlembik ağaçları vardı hâlâ. Çitlembik toplar; canımız isterse yer istemezse birbirimize atardık.
Çocuktuk.

Bir çam ağacının adını ‘Bombi’ koymuştum. Başka çocuklar dallarını kırmıştı. Yara alan yerinden reçine akardı. Yapraklarla sarardık Bombi’nin iyileşmek bilmeyen yarasını.
Çocuktuk.

Baharda hanımelleri açınca bir bir toplardık. Uğraşır, didinir bir damla bal için ziyan ederdik çiçeklerini.
Çocuktuk.

Anneleri tarafından terk edilen yavru kedilerin annesi olurduk. Yoğurt kaplarına süt koyardık, buzdolabından kıyma aşırırdık kediler için.
Çocuktuk.

Adını bilmediğimiz yabani otlara rastlardık bazen. “Gözüne gelirse kör olursun, kulağına kaçarsa sağır olursun” diye korkuturduk birbirimizi, aslını astarını bilmeden.
Çocuktuk.

Günde defalarca Eti Puf yer, minik küfelere benzeyen kaplarından tartı yapardık. Adalet ile adaletsizliği tartar gibi ciddiyetle tartardık içine doldurduğumuz taşların ağırlığını.
Çocuktuk.

Çocuktuk, sorgusuz sualsiz mutluyduk.


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun. İçinizdeki çocuk hiç solmasın.

8 yorum:

SeV@L dedi ki...

Evvel zaman içinde dostlar
Ağaçlara ev kurardık
Tatlı bir düş içinde
Bir yere bir göğe bakardık

Gönlümüz kuş gibiydi dostlar
Dünyaya kanat açardık
Tutsak değildik zamana
Başına buyruk yaşardık

Çocuklardık parlak yıldızlardık o zaman
Ay büyülüydü, yakamoz deniz
Ardından koştuğumuz o baharlar...

O zaman bu zamandır dostlar
Ne ister, neyi özleriz
Denizini arayan akarsulara benzeriz
Pencereler bırak açık kalsın Geceleri yağmurlar yağsın
Günebakan düşlerimiz yağmur sesiyle çoğalsın.


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. İçimizdeki çocuk hiç solmasın. Yarınlar güzellikler getirsin bugünün çocuklarına.

Sevgiler. :)

ayşenur dedi ki...

yine harikasın
yine okurken içim kıpır kıpır oldu,cümlelerin mest etti beni...
23 nisanda bizde neşe dolduk.öğrencilerimle hafif yağmurlu ama tatlı bir çocuk şenliği yaşadık...
nice 23 nisanlara
sevgiler

SeV@L dedi ki...

Senin yorumu okuyunca farkettim ki ben hiç iç açıcı birşey okumadım. Hoş öyle şeyler okursam eminim ki kendi kendime; bak insanlar nasıl da mutlu, onlar aşık sen bi başınasın falan diye söylenir. Kendimi kötü hissettirmeyi başarırım.

Veda'ya gelince mavi halini görünce bende almaktan vazgeçmiştim. Korsana karşı öyle yapıldığını bilmiyordum. Zaten benim okunması için tavsiye edeceğim bir kitap değil. Aşkların, insan ilişkilerinin arasına serpiştirilmiş Osmanlı'nın çöküşü. Pek beğendiğimi söyleyemem.

Sadece Osmanlı'yı anlatsa, tarihten bahsetse, siyaset olsa daha çok severdim. Ama öyle iki sevişmenin arası Osmanlı'dan bahsedince pek hoş durmuyor bence. Veda'nın devamı olan Umut'ta da aynı şey var. İki aşk bir meşk sonra bi çimdik ilk adımlarını adan Türkiye. Ayrıca mavi baskı korsana karşı pek başarılı olmamış ki korsanını da gördüm. :)

Ayşe Kulin'in Bir Varmış Bir Yokmuş güzeldi. Ben de bu kitapları Ayşe Kulin hayranı bir arkadaşımın elime tutuşturmasıyla okuyorum.

Bir daha kitapçıya gittiğimde Pasakli Tanrıçayı alacağım ama. :) Sen bana bir kaç kitap ismi daha ver. :)

Mutlu şeyler okuyayım belki öyle mutlu olurum.

ezgi dedi ki...

güzel bir yazıydı...
çocuk masumluğu tadında,bayram sevincinin eksik olmadığı güzel günler diliyorum...
sevgilerle

Journey to Orient dedi ki...

sorgulu, sualli mutluluk olmuyor, evet. hele cevaplrıyla hiç :)

şimdiki çocuklar pek mutlu değil gibi...

Adsız dedi ki...

sorgusuz sualsiz mutluluklar
yaşayan bi çocuktuysan
şanslıymışsın sahiden...
her bunaldığında kaçacak
güzel ve özlenen bir zaman dilimi var ömrünün
ki bu
zenginliktir...
neyse,,dilerim güzeldir akşamın ...
/not; ve demek sende bu tarafa geçtin...
blogcu sürekli eksiliyor ne yazık.../
safakk1

creep dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

ve ben dedimki tekrar
maviyi seviyorum
mavi kırmızı ve beyaz
üçlemesinden en çok maviyi sevdim.